Gündem

Jeofizik mühendislerinden Deprem Haftasında ‘riskli’ açıklama!

Jeofizik Mühendisleri Odası Deprem haftasında yaptıkları açıklamayla, depremde yaşanacak can ve mal kayıplarındaki riskin büyüklüğünün görmezden …

Jeofizik mühendislerinden Deprem Haftasında ‘riskli’ açıklama!

deprem shutter 1 16 9 1627762305 16 9 1646305837

Jeofizik Mühendisleri Odası Deprem haftasında yaptıkları açıklamayla, depremde yaşanacak can ve mal kayıplarındaki riskin büyüklüğünün görmezden gelindiği belirtildi. Yapı ruhsatı veren, zemin etütlerindeki jeofizik ölçümleri üzerinde denetleme yapması gereken jeofizik mühendislerinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı dahil birçok belediye ve ilgili kurumda görevlendirilmediğine dikkat çekildi.

Savaşlar ve ekonomik krizler kadar insanların can ve mal kayıplarına yol açan diğer önemli bir etken ise deprem gerçeği… Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, 1-7 Mart Deprem Haftası’nda yaptıkları açıklamayla bu gerçeğe bir kez daha dikkat çekti.

Türkiye’nin, Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde ve dünyanın depremselliği en yüksek ülkelerinden biri olduğu hatırlatılan açıklamada, Türkiye’de ve yakın çevresinde 1900-2021 yılları arasında büyüklüğü 4.0 ve daha fazla olan deprem sayısının 6.862 olduğu açıklandı. Bu depremlerin 115 tanesinin büyüklüğünün ise 6.0 ve üzeri olduğu kaydedildi.

Nüfusun yoğun, yapılaşmanın plansız ve denetimsiz üretildiği yerleşmelerde depremlerin çok sayıda insanın ölümüne, yaralanmasına ve aynı zamanda büyük ekonomik kayıplara yol açtığı ifade edilen açıklamada, Türkiye’de depremden dolayı can kayıplarının yüzde 95’i bina hasarlarından, yüzde 3’ünün ise yapısal olmayan unsurlardan (ağır ve büyük eşyalar) oluştuğu belirtildi.

“RİSKİN AZALTILMASI İÇİN…”

Afet kayıplarının ve risklerin azaltılmasında başarılı olabilmesi için, “Her afetten sonra müdahale ve arama-kurtarmada ne kadar başarılı olduğumuz söyleminin yerine, her afetten önce yapılan işlerle riskleri ne kadar çok azalttığımızı gösterecek sonuçları ortaya koymak gerekmektedir.” denildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi;

“Afetleri izleyen ve gözlemlerini raporlayarak önerilerde bulunan resmî kurumların, sivil toplum örgütlerinin, meslek odalarının uyarılarını görmezden ve duymazdan gelirsek, büyük kayıplarla yüzleşmek kaçınılmaz olacaktır.”

“DENETİM YAPACAK JEOFİZİK MÜHENDİSİ BULUNMUYOR”  

Deprem zararlarını azaltmak için Jeofizik Mühendisliğinin uygulamaları ve denetimlerinin önemine dikkat çekilen açıklamada, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün birçok bölgesinde, Çevre, Şehircilik Bakanlığı’nın da birçok il müdürlüğünde, yine bina inşaatı için yapı ruhsatı veren zemin etütlerindeki jeofizik ölçümleri yerinde ve rapor üzerinde denetlemesi gereken ilçe belediyelerinin birçoğunda Jeofizik Mühendislerinin bulunmadığı kaydedildi.

“BİLİMSEL DOĞRULAR VE AKLIN GÖSTERDİĞİ YOLDA…”

Açıklamada şu değerlendirme yapıldı; “Deprem dahil afete dönüşebilen doğal olayların oluşturacağı riskleri azaltmak ve dirençli bir toplumsal yapı inşa etmek olmazsa olmazdır. Bu nedenle, bilimsel doğruların ve aklın gösterdiği yolda demokrasi, hukuk, eğitim, teknoloji ve kalkınma normları geliştirmek ve sürdürülebilir duruma getirmek zorunluluğumuz vardır.”

Açıklamada, EM-DAT veri tabanına göre 1900-2020 yılları arasında Türkiye’de deprem kaynaklı afetlerin sonuçları da paylaşıldı:

Can Kaybı: 94,013
Yaralı:101,356
Evsiz: 1,298,279
Etkilenen Nüfus: 7,178,838
Sigortalanmış Meblağ (ABD Doları): 2,105,800,000
Toplam Hasar Meblağı (ABD Doları): 25,128,900,000

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL